Yaşamının büyük bölümünü hapishanelerde geçiren ve Türkiye devrimci hareketinin önemli isimlerinden olan Dr. Hikmet Kıvılcımlı, ölümünün 38'inci yıl dönümünde bir çok kuruluşun bir araya gelerek düzenlediği organizasyonlarla anılacak. Vedat Türkali bir metin yayınlayarak Kıvılcımlı'nın anılmasına yönelik çağrıda bulunmuş bunun ardından bir çok kurum bir araya gelerek anma etkinliklerini ortak bir şekilde gerçekleştirme kararı almıştı. Kıvılcımlı, 11 Ekim'de İstanbul Topkapı mezarlığında saat 13.00'da anılacak.
Ardından saat 14.30-17.30 arasında ise Aksaray'da bulunan Su Tiyatrosu'nda (Eski TÖS ve TÖB-DER salonu) salon toplantısı gerçekleştirilecek. BirGün
Hikmet Kıvılcımlı’nın yaşamı
Babası Priştina'da posta telgraf müdürü Hüseyin Bey, annesi Münire Hanım'dır. 17 yaşında gönüllü olarak Kurtuluş Savaşı'na katılır, Yörük Ali Efe çetesinde Kuvayımilliye gönüllüsü olur, Köyceğiz Kuvayımilliye Askerî Kumandanlığı yapar.
Liseyi Vefa Lisesi'nde okur. Daha sonra sınavla İstanbul Tıp Fakültesine girer. Öğrencilik süresince direniş faaliyetlerini sürdürdü, Kurtuluş, Aydınlık gibi TKP yayınları yoluyla giderek komünist fikirlerle tanışır ve 1920'lerin başında Türkiye Komünist Partisi (TKP) üyesi olur.
1925'de TKP'nin Besiktaş Akaretler'de gerçeklestirdigi 2. kongrede TKP merkez komitesine seçilen Kıvılcımlı, MK icinde gençlik sorumlusu olur. Aynı yıl Aydınlık gazetesinde ilk yazıları yayınlanmaya başlar.
1925'ten hayatının sonuna kadar kadar sürekli kovuşturmalara, işkencelere maruz kaldı ve hapis yattı. Hapiste geçirdiği zamanın toplamı 22,5 yıldır. Takriri Sükün yasası çıktıktan sonra İstiklal Mahkemesinde yargılanır ve 10 yıl kürek cezası mahkum edilir. 1 yıl sonra çıkan siyasi afla serbest kalan Kıvılcımlı, 1927 yılında yine tutuklanır. Öyleki yaşamı sürekli böyle geçmiş, bir serbest bırakılmanın ardından başka bir tutuklama Kıvılcımlı'nın karşısına çıkmıştır.
Kıvılcımlı en önemli eserleri olan Tarih Tezini 1965, Yol: TKP'nin Eleştirel Tarihini 1932 yılında yayınladı. 12 Mart 1971 darbesinde ağır hasta olduğu için arandığı halde yurtdışına çıkmak zorunda kaldı. 11 Ekim 1971'de Belgrad'da öldü.
Kıvılcımlı, soyadını Lenin’in çıkardığı Iskra isimli dergiden almıştır. Iskra, kıvılcım demektir.
Türkali’nin mektubu:
"Ülkemizin düşün tarihinde, Marksist-Leninist aşamamızdaki düşünce ürünleri, yabanıl baskılar, yasaklarla yok edilmeğe çalışıldığı için, geçmişimizdeki koca bir tarihsel dönem karanlıkta kalmıştır. Bilimsel Sol’un yerine oturtulmak istenen "resmi devlet solu", sağıyla soluyla korkular içindeki toplumu, yalınkat, yüzeysel düşünce kısırlığına yazgılı kılmıştır. O karanlık dönemde, tüm acıları göze alarak, en ileri, en özgün düşünce ürünlerini yaratma uğraşından hiç ödün vermeyen, her ülke için onur anıtı sayılacak bir yüce kişi olarak Dr. Hikmet Kıvılcımlı, üzülerek söylememiz gerekir ki, bugün de layık olduğu ölçüde değerlendirilmemiştir; giderek, çoklarınca tüm boyutlarıyla doğru dürüst kavranmış da değildir. Sosyal İnsan Yayınları’nın Kıvılcımlı’nın tüm yapıtlarını düzenli biçimde yayınlaması, Kıvılcımlı üzerine yapılan araştırmalara yer vermesi kuşkusuz son yıllarda yapılmış en yararlı girişimdir.
Ülkemizi, bu ilgisizlik ayıbından kurtarma yükümlülüğü, yalnız emekçi sınıf ideolojisini savunanların değil, ülkemiz sanat, kültür, düşün alanında yer alma savındaki herkesi bağlayıcı olmak gerekir. "Bu yükümlülüğü yerine getirmenin ülkemiz için kaçınılmaz görev olduğuna inanmış tüm kişi ve kurumların, önce 11 Ekim ‘09’da gömütü başındaki anmayı ve ardından yapılacak bir salon toplantısını elbirliği ile örgütleyebilmek için kurulacak bir girişim komitesine katılarak, anmanın gerçekleştirilmesine ve gelenekselleştirilmesine katkı yapmalarını diliyorum." Saygılarımla.
Düzenleneme kurumu
Türkali'nin yaptığı çağrının ardından bir araya gelen bir çok kurum anmayı birlikte gerçekleştirme kararı aldı. Kurumların çağrı metninden: "Vedat Türkali’nin çağrısı üzerine, aşağıda imzası olan biz partiler ve gruplar toplanarak, Dr. Hikmet Kıvılcımlı’nın anmasını ve sonrasında yapılacak salon toplantısını birlikte düzenleme kararı aldık. Yapacağımız anmanın Türkiye Sosyalist Hareketi tarihine mal olmuş bütün değerlerin ortakça anılmasının bir adımı olmasını da umarak, eşitlikten, özgürlükten ve kardeşlikten yana tüm kişi ve kuruluşları, yapılacak etkinliklere katılmaya ve katkıda bulunmaya çağırıyoruz."
Sosyal İnsan Yayınları
Sosyalist Dayanışma Platformu
Toplumsal Özgürlük Platformu
14 Mayıs Platformu
Demokratik Toplum Partisi
Emekçi Hareket Partisi
Halkevleri
İşçi Kardeşliği Partisi
Özgürlük ve Dayanışma Partisi
Özgürlükçü Sol Hareket
Sosyalist Demokrasi Kollektifi
Sosyalist Demokrasi Partisi
Sosyalist Emek Hareketi
Sosyalist Parti
Türkiye Komünist Partisi
Türkiye Gerçeği
birgun.net'ten alınmıştır...
http://www.birgun.net/actuel_index.php?news_code=1254220586&day=29&month=09&year=2009