< Emeğin Günlüğü - FOTOSENTEZ - Blogcu





TKP: ‘Zamları geri aldıracağız!’

‘Zamları geri aldıracağız!’

Metrobüs zamlarının geri alınması talebi ile başlayan eylemler dizisinde, dün, binlerce kişi Mecidiyeköy metrobüs durağında protesto için bir aradaydı.

İstanbul'da TKP’li öğrenciler tarafından metrobüs zammının uygulanmaya konduğu günden itibaren başlayan ve süren eyleme, dün binler katıldı. Mecidiyeköy metrobüs durağında saat 19:00’da buluşuldu ve eylem TKP’li öğrenciler adına Kağan Öksüz’ün konuşmasıyla başladı. Sık sık ‘Topbaş zammını al başına çal’, ‘Yalancı, hırsız, halk düşmanı AKP’ sloganları atılırken, ‘Koyun değiliz zamları geri aldıracağız’ pankartı açıldı. Kağan Öksüz’ün konuşmasının ardından, emekçi kadınlar ve TKP İstanbul İl Örgütü adına birer konuşmanın da yapıldığı eylemin basın açıklamasında, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin ‘metrobüsün zamlı hali bile ucuzdur’ açıklaması eleştirildi.

Özel makam aracından inmeyen Belediye Başkanı Kadir Topbaş’ın toplu taşımanın ucuz olup olmadığını bilemeyeceği belirtilen açıklamada, “İstanbul bir emekçi kentidir, her gün metrobüse milyonlarca işçi, işsiz ve öğrenci binmektedir ve zamlar yüzünden, toplu taşıma, halkımız için artık giderek lüks hale gelmektedir” denildi ve zamların sorumlusunun yalnızca Topbaş değil, IMF’den talimat alan AKP hükümeti olduğu vurgulandı.

Açıklama, “Mücadele etmezsek, bizi sürekli koyun yerine koymaya devam ederler. TKP olarak halkımızı, koyun yerine konmayı reddetmeye ve zamlara karşı mücadele etmeye davet ediyoruz” cümleleri ile sona erdi.

Öğrenciler, önceki eylemler gibi turnikelerden atlayarak geçerken, basın açıklamasına katılan katılmayan yolcular da alkışlayarak öğrencilere destek verdi. Çok sayıda yolcu turnikelerden para vermeden geçti.

_LEV6979_0.jpg

‘Haklı ve meşru bir eylem’
Eyleme katılanlardan, destek verenlerden alınan görüşler, öğrencilerin yalnız olmadığını gösteriyordu.

Ali (işçi):
Öğrenci kardeşlerimizin başlattığı bu eylem haklı bir eylemdir.
Bugün, çağrı üzerine buraya geldim. İlk kez katıldım eyleme. Bütün İstanbulluların bu talebin arkasında durması gerekiyor. Zamlar geri alınmayacak diye düşünmemek lazım. Başımıza ne geldiyse, ne yaparsak yapalım işe yaramayacak diye düşünmekten geldi. AKP gücünü güçsüz oluşumuzdan alıyor. Ancak bunun böyle devam etmeyeceğine ve AKP’nin hak ettiği tepkiyi göreceğine inanıyorum.

_LEV6979_0.jpg

Kutbi (işçi):
Yerinde ve zamanında bir eylem. Halkla iç içe olması etkili oldu. Eylemciler kadar halkın da buna ilgi göstermesi eylemin başarısıdır. Sonuç alınana kadar devam etmesini istiyoruz. Daha etkili olacaktır.

_LEV7023.jpg

Olca (Akademisyen):
Eylemin aslında gayet başarılı olduğunu düşünüyorum. Ancak beklediğim kadar insan göremedim burada. Metrobüsü kullananların alkışlar dışında destek vermesi gerekir. Eylemin başarısının net bir şekilde tarif edilmesi gerekiyor. Gişelerin üstünden atlanması meşru bana göre. Bu eylemi daha kitleselleştirmek için başka duraklarda da, değişik saatlerde de yapmak lazım.

_LEV7025_0.jpg

_LEV7045_0.jpg

_LEV7049_0.jpg

(soL – Haber Merkezi)

 

sol.org.tr'den alınmıştır...
http://haber.sol.org.tr/sonuncu-kavga/zamlari-geri-aldiracagiz-haberi-20679

"Aziz Nesin hep aydınlatacak"

Hilmi Şimşek'e ait bir karikatür (2008)

Türkiye Tiyatro Kurultayı'nda, Ekim ile Aralık arasında tüm Türkiye’deki amatör ve profesyonel tiyatroların sel felaketinde büyük hasar gören Nesin Vakfı ile dayanışması için karar alındığı açıklandı.

12 Eylül 2009 tarihinde, Türkiye’nin farklı bölgelerinden onlarca özel, ödenekli, amatör ve profesyonel tiyatronun ve 200 tiyatro sanatçısının katılımıyla, 9 tiyatro örgütü, 8 sivil toplum örgütü, 87 tiyatro topluluğunun desteğiyle İstanbul’da gerçekleştirilen ve Kasım ayı Ankara buluşmasının ardından Türk Tiyatrosu’nda bir çatı örgütlenmesi oluşturma hedefini kurultay sonuç bildirgesi ile de ortaya koyan Türkiye Tiyatro Kurultayı, Ekim ile Aralık arasında tüm Türkiye’deki amatör ve profesyonel tiyatroların sel felaketinde büyük hasar gören Nesin Vakfı ile dayanışması için karar almıştır.

Bu karar çerçevesinde, ilk olarak kurultaya katılan Tiyatro Oyunbaz, Heinrich İbsen’in Peer Gynt adlı eserini 29 Eylül Salı günü 20.30’da Bilgi Üniversitesi Dolapdere Kampüsü’nde sahneye koyacaktır. Abdullah Cabaluz’un sahneye koyduğu oyunla ilgili geniş bilgi www. tiyatrooyunbaz.com adresi ve (536) 4221522 numaralı telefondan elde edilebilir.

Tiyatro Oyunbaz’ın ardından, Boğaziçi Gösteri Sanatları Tiyatro Topluluğu, Tiyatro Simurg ve Tiyatrokare de 20 Ekim’e kadar Nesin Vakfı yararına acil olarak destek sağlamak için oyunlar oynayacaklar.

Ali Nesin’in “umutsuzluğa kapılmıyoruz” çağrısıyla dayanışma ve kenetlenmeyi , gelecek için bir ışık olarak gören tiyatrocular, Nesin Vakfı yararına 1 Ekim ile 31 Aralık 2009 tarihleri arasında gösteriler düzenleyerek, vakfa maddi kazanç sağlayacaklar.

Yapılan açıklamada, "Maddi hasarların ve yaraların el birliğiyle onarılmasının zor olmayacağını" belirten tiyatrocular, "önemli olan, Aziz Nesin’in değerli arşivinin yıpranmamış olmasıdır. Şimdi, Aziz Nesin’in Türkiye’ye saçtığı ışığın sönmemesi için işbirliği yapma zamanıdır" denildi.

Türkiye Tiyatrolar Kurultayı bünyesinde Aziz Nesin Vakfı Komitesi'nin kurulduğu belirtilen açıklamada, şöyle denilmektedir:

"Vakıf ile dayanışma sağlamak ve oyunlarını sahnelemek isteyen tüm amatör ve profesyonel tiyatroların oyunlarını sergilemeleri için ücretsiz salon tahsisi yapılması için ilk aşamada İstanbul’da önayak olmaya hazır olduğumuzu belirtiriz.

Beşiktaş Belediyesi bu konuda destek sağlayarak, Ekim ile Aralık ayları arasında bünyesindeki tüm salonları Nesin Vakfı ile dayanışmak isteyen tiyatroların gösterileri için ücretsiz olarak açmıştır. Sözkonusu salonların gösteri organizasyonu komite tarafından yapılacak, gelirleri tiyatrolar tarafından doğrudan doğruya vakfa bağışlanacaktır. Aziz Nesin’in anısını ölümsüzleştirmek için Beşiktaş Belediyesi bünyesindeki salonlarından yararlanmak ya da kampanyaya kendi salonlarındaki oyunlarla katılmak amatör ve profesyonel tiyatroların bizlerle bağlantı kurmasını rica ederiz."

Telefon: (212) 2434485
Elektronik Posta:
info@tiyatro-kurultayi.org

Aziz Nesin Vakfı Komitesi Üyeleri:
Orhan Aydın, Adnan Tönel, Selçuk Uluergüven, Mehmet Esatoğlu, Fırat Güllü, Ali Yaylı, Nedim Saban, M.Nurkut İlhan, Orhan Kurtuldu, Zafer Gecegörür, Ahmet Toplar



sol. org.tr'den alınmıştır...
http://haber.sol.org.tr/kultur-sanat-medya/aziz-nesin-hep-aydinlatacak-haberi-18583

Portekizli komünistlerden seçim değerlendirmesi

Portekiz Komünist Partisi’nin de içinde bulunduğu Birleşik Demokratik Koalisyon, varolan düzenden gerçek bir kopuş isteyen bir güç olarak seçimlerde güçlerini bir kez daha ortaya koydukları değerlendirmesi yaptı.

Portekiz’de Pazar günü düzenlenen seçimlerde önceki dönemde tek başına iktidarda olan Sosyalist Parti yüzde 36,5 oyla mutlak çoğunluğunu kaybederken, Sosyal Demokrat Parti oyların yüzde 30.2’sini, Sosyal Demokrat Merkez-Halk Partisi ittifakı (CDS/PP) yüzde 10.4’ünü, Sol Bloğu (BE) yüzde 9.2 ve Yeşiller ile komünistlerin ittifakından oluşan Demokratik Birlik Koalisyonu (CDU) yüzde 7.4’ünü aldılar.

CDU, yaptığı seçim değerlendirmesinde Sosyalist Parti’nin gerilemesini selamlarken, düzene karşı tepkilerin arttığını söyledi. Değerlendirmede “CDU’nun aldığı sonuç, son birkaç yıldır her seçimde CDU’nun yapmakta olduğu sürekli büyümenin yeni ve heyecan verici bir kanıtıdır” denildi.

Açıklamada CDU’nun aldığı yüzde 8’e yakın oyun, koalisyonun bir kopuş ve bir değişim için net ve ayrıksı bir projeyle ortaya çıktığı da düşünüldüğünde göz ardı edilemez bir önemi olduğu belirtildi. Sonuçların ve kampanya sırasında CDU’ya destek veren binlerce yeni seçmenin, daha adil, eşitlikçi ve egemen bir Portekiz için mücadele açısından önemi vurgulandı.

PS’nin çoğunluğu kaybetmesinin, hükümetin var olan politikalarının açıkça kınanması anlamına geldiğinin belirtildiği açıklamada, bu sonucun hükümetin saldırısı karşısında CDU’nun da önemli ve kararlı bir katkıda bulunduğu verilen hak mücadelesi ve direnişin genişliğinden ayrı düşünülemeyeceğinin altı çizildi.

Hükümet partisinin yanı sıra sağcı Sosyal Demokrat Parti’nin aldığı oyların da sağcı politikaların ülkede itibar kaybettiğini ortaya koyduğu belirtildi.

CDU, açıklamada 11 Ekim’de yapılacak olan yerel seçimlere işaret ederek, yerel seçimlerde çok daha güçlü olan CDU’nun bir kez daha iyi bir sonuç almak için mücadele edeceğini söyledi.



sol.org.tr'den alınmıştır...
http://haber.sol.org.tr/dunyadan/portekizli-komunistlerden-secim-degerlendirmesi-haberi-18586

İstanbul'dan Küba'ya şarkılarla selam

Gece Gündoğarken'in şarkılarıyla sona erdi.

İstanbul Bostancı Kültür Merkezi'nde Küba'ya yardım amaçlı düzenlenen gecede 3 bin kişi şarkılara eşlik ederek eğlendi.

Geçen yıl Gustav ve Ike kasırgaları nedeniyle yaşanan felaketin yaralarını saran Küba’ya dün İstanbul’dan yardım eli uzandı. Bostancı Kültür Merkezi’nde düzenlenen gecede yaklaşık 3 bin kişi Küba’yla dayanışmanın heyecanını yaşadı. Jose Marti Küba Dostluk Derneği’nin (JMKDD) düzenlediği gecede Şevval Sam, Erkan Oğur, İsmail Hakkı Demircioğlu ve Gündoğarken şarkılarıyla Küba halkına destek verdiler.

‘İnsanlık kasırgalardan daha güçlüdür’ mesajıyla düzenlenen gecede JMKDD Başkanı Oğuz Kavala bir açış konuşması yaparak Türkiye’de 3 şubeyle, Granma ve Prensa Latina yayınlarının Türkçe baskılarıyla, daha fazla Küba’ya dair ses çıkarmak için etkinlikler düzenlediğini belirtti. Kavala gecenin anlamına dair şu açıklamalarda bulundu: “Küba’da 400 bin evin yıkıldığı kasırga yaşandı ama sadece 7 kişi hayatını kaybetti. Küba devleti ise hayatını kaybedenlerin ailelerinden teker teker özür diledi ve kendini sorumlu ilan etti. Bizim ülkemizde ise 2 günlük bir yağmurda 35 kişi hayatını kaybetti. Ülkemizde böyle bir sel felaketi yaşanırken neden Küba’yla dayanışılması gerektiğini sordular. Biz de iyi örneklerin çoğalması gerektiğini anlattık. Çünkü Küba bir kasırga anında nüfusunun yüzde 30’unu başka bir tahliye etme cesaretini gösterdi. Bu da aslında bizim dayanışmaya ihtiyacımız olduğunu gösteriyor.

Konser başlamadan önce söz alan Küba’nın yeni büyükelçisi Jorge Quesada Concepción da Türk halkının göstermiş olduğu dayanışma duygularını iyi bildiklerini belirtti. Concepción konuşmasına şöyle devam etti: "Bizimle dayanışmanızın devamıdır. 50 yıl boyunca milyonlarca kadın ve erkek herkesin desteğini arkamızda hissettik. Bu da verdiğimiz kavgayı güçlendiriyor. Bir gün zafere ulaşacağımızı biliyoruz. Çünkü arkamızda ilerici halklar var. Bu mücadelede beraberiz ve eminim ki birlikte kazanacağız.”

Gecede ayrıca etkinliğe destek veren Nazım Hikmet Kültür Merkezi adına Emin İgüs’e, Yön Radyo yöneticisi Yüksel Kılınç’a, Işık Direktörü Alek Nişanyan’a ve gecenin sunuşunu yapan Orhan Aydın’a plaket verildi.

Sanatçıların geceye dair görüşleri:
Bu gece burada olmamızın insanlık adına bir önemi ve anlamı var. Küba bizim için elbette ayrı bir önem taşıyor ancak insanlık adına bir araya gelmek ve empati duygusu benim için burada anlamını buluyor. Ben
milliyetçilik ve benzeri düşüncelere mesafeli duruyorum. Bu anlamda evrensel bir bakış açım var. Her nerede olursa olsun, Küba'da, Türkiye'de ya da başka bir ülkede insanların yaşamaya hakkı var. Dolayısıyla bu yaşama hakkına saygı göstermemiz, onu korumamız gerekiyor. Dünyanın öbür ucunda da olsa insanların yaşadığı acıları paylaşabilir, onlar için birşeyler yapabiliriz. Türkiye bir sel felaketi yaşadı, insanları suçladılar. Dere yatağına ev yapıyorlar, sonra ilk yağmurda yıkılıyor. İş yapma ahlakıyla çok ilgisi var bunun. Ama sorumlusu insanlar değil, buna izin veren politikacılar ve hükümetler. Eğitimsizlik de etkili. Sadaka siyasetine mahkum edilen bir ülkede yaşıyoruz. Yine de o insanlar eğitimsiz bırakılmışlıklarının bedelini bu şekilde ödememeliydi.
Şevval Sam

Bir ümit yaratmak... Bir insanlık dayanışması... Küba bu anlamda örnek bir ülke. İnandığı değerlere sahip çıkan, insanına sahip çıkan ve bunu fakirliğine rağmen başarabilen bir ülke. Halkın temel ihtiyaçlarını devlet karşılıyor, bununla da kalmıyor, böylesi felaketlerde örneğin, ardından insanlar ne yapacağım nerede yaşayacağım diye düşünmüyor. Yönetim hemen kısa sürede onlara gereken desteği veriyor. Türkiye'de ise "derenin intikamı" diyorlar. Konserin sloganında yer alan kasırga hem doğal felaketi hem de yönetimsel bir kasırgayı anlatıyor. Küba'nın ve Türkiye'nin başındak kasırga, biri ABD diğeri AKP. Baksanıza selden sonra derenin intikamından bahseden bir yönetim var. Halkı cehalete sürükleyen bir yönetim. Küba dere yatağına ev yapmaz, yaptırmazdı. Orada insanın değeri var. Burada ise çıkarların, rantın değeri var.
Erkan Oğur – İsmail Hakkı Demircioğlu

Bu tür yardım geceleri genellikle zor olur, insanlar mecburiyetten vs. katılmış olabilirler. Ama bu gece çok farklı, çok coşkuluydu. İnsanlar gönülden katılmışlardı. Biz her zaman Nazım Hikmet Kültür Merkezi'nin düzenlediği etkinliklere katılmaktan büyük zevk duyuyoruz, bu etkinlikler hep çok farklı geçiyor. Bir de belirtmek isteriz ki "İnsanlık kasırgalardan daha güçlüdür", bu sloganı çok sevdik.
Gökhan Şeşen – Burhan Şeşen



sol.org.tr'den alınmıştır...
http://haber.sol.org.tr/kultur-sanat-medya/istanbuldan-kubaya-sarkilarla-selam-haberi-18561

“860 TL ile geçinme dersi verir misin?”

ODTÜ emekçileri yaptıkları eylemde ODTÜ Rektörü’ne, “Sayın Rektör, 860 TL ile geçinme dersi verir misin?” diye seslendiler.

ODTÜ’de Tez Koop-İş üyeleri, toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde ODTÜ yönetimi ve Kamu-İş sendikasının tavrını protesto etmek amacıyla bugün Rektörlük önünde bir basın açıklaması gerçekleştirdiler.

Sabah saatlerinde personel servislerinden inen emekçiler Rektörlük binası önünde toplanmaya başladı. Sendikalı işçiler dışında Yurtsever Cephe ODTÜ Emekçileri, Eğitim-Sen üyeleri ve ODTÜ'lü öğrenciler de eyleme destek verdi.

"ODTÜ emekçisi köle değildir", "Yaşasın örgütlü mücadelemiz", "Yaşasın sınıf dayanışması",''ODTÜ markadır marka karın doyurmuyor'', ''Söz bitti sıra eylemde'' ''Dışarıya demokrat, işçisine anti-demokrat'', ''Yılgınlık yok direniş var'' yazılı dövizlerle ve sloganlarla rektörlük binasına yürüyen emekçiler, burada bir basın açıklaması yaptılar.

Açıklamada konuşan Tez Koop-İş 2 No’lu Şube Başkanı Mustafa Barın, toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde Kamu-İş ve ODTÜ yönetiminin takındığı tavrın kabul edilemez olduğunu, işçilerin asgarî geçim için taleplerini lüks olarak gördüklerini ve emekçilerin içinde bulunduğu koşulların tartışılmadığını belirtti.

Taleplerinin gayet açık ve anlaşılır olduğunu belirten Barın, taleplerinin eşit işe eşit ücret, mevsimlik işçi statüsünün kaldırılması ve 5600 sayılı yasada gerekli değişikliklerin yapılması olduklarını ifade etti. ‘Alın verin ekonomiye can verin’ tekerlemeleriyle emekçilerle dalga geçildiğini belirten Barın, “ODTÜ markadır diye reklam yapıyorlar, ama marka karın doyurmuyor” şeklinde konuştu.

Yapılan basın açıklaması haftaya tekrar eylemliliklere devam edileceği belirtilerek alkış ve sloganlarla son buldu.



sol.org.tr'den alınmıştır...
http://haber.sol.org.tr/sonuncu-kavga/860-tl-ile-gecinme-dersi-verir-misin-haberi-18172

« Önceki ::